AMH (Anti-Müllerian Hormon) Hakkında: Nedir, Neden Düşer ve Nasıl Desteklenir?
Anti-Müllerian Hormon (AMH), yumurtalık folikülleri yani
gelecekteki potansiyel yumurtalar tarafından üretilen ve yumurtalık rezervinin
durumunu gösteren kritik bir hormondur. Genellikle yumurtalıklarda kalan
yumurta sayısını anlamak için ölçülse de, bu değer fiziksel yumurta sayısına
birebir eşit değildir; daha çok dolaylı bir gösterge niteliğindedir.
Düşük AMH seviyesi ile karşılaşmak endişe verici olabilir
ancak bu durum kısırlık için kesin bir kanıt değildir. AMH seviyesi, kişinin
hamile kalmasının ne kadar kolay veya zor olacağı hakkında her zaman net bir
bilgi vermez. Çok düşük AMH değerine sahip bazı kadınlar hızlı ve kolay bir
şekilde gebe kalabilirken, yüksek değerlere sahip kişilerde gebelik süreci
gecikebilir. Kadınlarda yaş ilerledikçe yumurta sayısı maalesef sürekli olarak
azalır. Bu nedenle AMH değerleri üzerinden sadece sayıya odaklanmak yerine,
değiştirilebilir ve iyileştirilebilir olan "yumurta sağlığına"
odaklanmak en doğru yaklaşımdır.
AMH Düşüklüğünün Nedenleri ve Vücuttaki Belirtileri
Genellikle AMH düşüklüğü tek başına belirgin bir semptom
göstermez ancak bazı durumlarda güçlü sinyaller verebilir.
Amenore: Adetlerin düzensizleşmesi veya hiç
gelmemesi, sıklıkla PCOS (Polikistik Over Sendromu) olarak yanlış teşhis
edilebilir.
Kısırlık: Bu durum, yumurtalıklarınızın
normal miktarda östrojen üretmemesi veya düzenli olarak yumurta bırakmaması
sonucu ortaya çıkabilir ve genellikle doktorunuzun AMH testi istemesinin temel
nedenidir ( Revelli vd., 2016 ).
Menopoz belirtileri:
ruh hali değişimleri, uyku sorunları, sinirlilik, sıcak basmaları, gece
terlemeleri, düşük libido, adetlerin aniden düzensizleşmesi (Not: Bu
belirtiler, doğal menopoz geçiren kadınlara kıyasla daha şiddetli olabilir)
Psikolojik sorunlar:
Daha yüksek düzeyde depresyon ve kaygı yaşayabilirsiniz (bu durum, düşük AMH
değerine sahip olduğunuzu öğrenme haberiyle de ilgili olabilir) ( O'Brien,
Kelleher, Wingfield, 2018 ).
D Vitamini Yanılgısı: D
vitamini seviyelerinin düşük olması, doğurganlık belirteçlerini etkileyebilir.
D vitamini eksikliği, aslında durum öyle olmasa bile yumurtalık rezervinin
azaldığını gösteren yanlış düşük bir AMH sonucuna yol açabililir.
AMH seviyelerinin düşük olmasına çeşitli faktörler katkıda
bulunabilir. AMH seviyelerinin düşmesine yaş faktörünün ve genetik
etkenlerin yanı sıra bazı otoimmün bozukluklar, yumurtalık ameliyatları,
yumurtalık çevresindeki endometriozis ve/veya laparoskopik eksizyon, kemoterapi
ve kanser tedavileri gibi bazı tıbbi tedaviler, gibi
tıbbi tedaviler neden olabilir.
Yumurta Kalitesini Artırmak İçin Beslenme ve Takviye
Önerileri
Bilimsel olarak AMH seviyesini doğrudan artırdığı
kanıtlanmış tek bir diyet programı bulunmamakla birlikte doğru besinlerle
yumurta kalitesini ve yumurtalık fonksiyonlarını iyileştirmek mümkündür. Temel
hedef, oksidatif stresi önlemek ve yumurta sağlığını desteklemek için
beslenmedeki antioksidan miktarını artırmak olmalıdır.
Bu süreçte öne çıkan besinler;
• Orman
meyveleri: Düzenli olarak orman meyveleri tüketmek, yumurtaları hasardan
korumaya yardımcı olabilecek harika bir antioksidan kaynağı sağlar.
• Balık:
Omega-3 yağ asitleri üreme sağlığı için önemlidir, bu nedenle somon, uskumru
veya morina gibi balıkları diyetinize dahil etmek isteyebilirsiniz.
• Yeşil
yapraklı sebzeler: Ispanak ve kara lahana gibi salata yaprakları, yumurta
kalitesini artırmaya yardımcı olan folat açısından zengindir.
• Tohumlar
ve kuruyemişler: Tohumlar ve kuruyemişler, yumurta sağlığının korunmasında
önemli rol oynayan E vitamini açısından mükemmel bir kaynaktır.
Ayrıca beslenmenin
yanı sıra takviye desteği de kritik bir rol oynar. Selenyum ve E vitamini gibi
antioksidan özellikli mineraller ile D vitamini ve folik asit seviyelerine
mutlaka dikkat edilmelidir. Özellikle 35 yaş üstü kişiler, yumurta kalitesini
desteklemek amacıyla bir uzmana danışarak Koenzim Q10 veya ubikinol gibi
takviyelerden faydalanabilirler.
